Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve “10 Büyük Günah” Üzerine Bir Eğitim Yolculuğu
Öğrenmek, insanın kendini yeniden inşa etme cesaretidir. Bir eğitimci olarak her dersin, her öğrencinin ve her deneyimin insana yeni bir “ben” kazandırdığına inanırım. Öğrenme, sadece bilgi edinmek değildir; insanın kendiyle yüzleşmesi, hata yapmaktan korkmaması ve anlam üretme sürecidir. Ancak, bu sürecin önünde duran görünmez duvarlar vardır — bunlara ben “öğrenmenin 10 büyük günahı” diyorum.
Bu yazıda, pedagojik yaklaşımlar ve öğrenme teorileri çerçevesinde bu 10 günahı tartışacağız. Her biri, bireyin öğrenme yolculuğunu nasıl kısıtladığını ve toplumsal gelişim üzerinde nasıl yankılandığını ortaya koyacak.
1. Bilmemeyi Utanç Saymak
Öğrenme, “bilmiyorum” demekle başlar. Ancak birçok insan, cehaleti bir eksiklik olarak gördüğü için öğrenme sürecine kapılarını kapatır. Vygotsky’nin “yakınsak gelişim alanı” teorisine göre, birey ancak bilmediklerini fark ettiğinde öğrenmeye hazır hale gelir. O halde sormalı: Sen en son ne zaman bilmediğini itiraf ettin?
2. Sorgulamaktan Korkmak
Sorgulama, bilginin canlı kalmasını sağlar. Paulo Freire’nin Ezilenlerin Pedagojisi’nde belirttiği gibi, eleştirel düşünme olmadan özgür bireyden söz edilemez. Sorgulamayı günah sayan toplumlar, itaat eden bireyler yetiştirir. Peki, senin son sorduğun “neden” hangi duvarı yıktı?
3. Hatalardan Kaçmak
Davranışçı yaklaşımlarda hata, cezayla bastırılır; oysa yapılandırmacı öğrenmede hata, öğrenmenin yapı taşlarından biridir. Hata yapmaktan korkmak, deneyimle öğrenmenin önünü tıkar. Her yanlış, yeni bir doğruya açılan kapıdır. Sen hatalarını öğrenme fırsatına çevirebiliyor musun?
4. Ezberle Yetinmek
Ezber, bilgiyi zihne yükler; öğrenme ise o bilgiyi dönüştürür. Bloom’un bilişsel basamaklarında ezber “bilgi” düzeyindedir — yani en alt basamak. Gerçek öğrenme, analiz ve sentez aşamalarında doğar. Öğrencilerimize “ezberle” değil, “düşün” demeyi öğrenmeliyiz.
5. Merakı Bastırmak
Merak, öğrenmenin motor gücüdür. Montessori pedagojisine göre çocuklar merak ettiklerinde en derin öğrenmeyi yaşarlar. Ancak merak, çoğu zaman “fazla soru sorma” diyerek susturulur. Son kez ne zaman gerçekten merak ettin ve o merak seni nereye götürdü?
6. Öğrenmeyi Yarışa Dönüştürmek
Not odaklı sistemler, öğrenmeyi yarışa indirger. Rekabet, kısa vadede motivasyon sağlasa da uzun vadede öğrenmenin özünü bozar. Öğrenme bireysel bir süreçtir; herkesin yolu, hızı ve derinliği farklıdır. Eğitimde amaç, yarışmak değil, gelişmektir.
7. Öğretmeni Tek Otorite Görmek
Geleneksel eğitimde öğretmen, bilginin mutlak kaynağıdır. Oysa modern pedagojide öğretmen bir “rehber”dir. Öğrenci merkezli yaklaşımlar, bireyin kendi öğrenmesini inşa etmesine olanak tanır. Öğretmen bilgi vermez; öğrencinin bilgiyi keşfetmesine alan açar.
8. Eleştiriyi Kişiselleştirmek
Geri bildirim, öğrenmenin aynasıdır. Ancak birçok kişi eleştiriyi kişisel algıladığı için gelişim fırsatını kaçırır. Pedagojik olarak, “yapıcı geri bildirim” öğrenmeyi destekler. Eleştiriyi tehdit değil, rehber olarak görebiliyor muyuz?
9. Öğrenmeyi Yaşamın Bir Dönemine Sıkıştırmak
“Okul bitti, artık öğrendim” anlayışı, öğrenmenin dinamizmini öldürür. Yaşam boyu öğrenme, çağdaş eğitimin temel felsefesidir. Bilgi sürekli yenilenir; öğrenme de yaşamın kendisiyle iç içe olmalıdır. Bugün seni dönüştüren yeni ne öğrendin?
10. Toplumsal Sorumluluğu Görmezden Gelmek
Öğrenme sadece bireysel bir eylem değildir; toplumsal değişimin de aracıdır. Eğitimin nihai hedefi, bilinçli bireylerle daha adil bir toplum yaratmaktır. Freire’nin dediği gibi: “Eğitim, dünyayı dönüştürmenin pratiğidir.” Öğrendiklerimizi paylaşmadıkça, öğrenme tamamlanmış sayılmaz.
Sonuç: Öğrenme Bir Yolculuktur
“10 büyük günah”, öğrenmenin önündeki görünmez zincirlerdir. Her biri, bireyin kendi potansiyeline ulaşmasını engeller. Eğitimciler olarak görevimiz, bu zincirleri fark ettirmek ve bireyi özgürleştiren bir öğrenme kültürü inşa etmektir.
Öyleyse bir düşün:
– Bugün seni öğrenmekten alıkoyan inançlar neler?
– Hangi “günah” senin öğrenme sürecini sessizce şekillendiriyor?
– Ve en önemlisi: Kendini dönüştürmeye ne kadar hazırsın?