İçeriğe geç

Görücü usulü evlilik hangi dönem ?

Görücü Usulü Evlilik Hangi Dönem? Felsefi Bir Bakışla Toplumsal Bir Ritüelin Anlamı

Bir filozofun gözünden bakıldığında, evlilik yalnızca iki insanın birleşimi değil; toplumun ontolojik sürekliliğinin bir ifadesidir. Görücü usulü evlilik de bu bağlamda bir “ilişki biçimi” olmanın ötesinde, bilgi, değer ve varoluş sorularını içinde barındıran karmaşık bir olgudur. İnsan, aşkı nasıl bilir? Sevgi nedir, seçmek ne kadar özgürdür? Bu sorular, görücü usulü evliliğin sadece tarihsel bir olgu değil, aynı zamanda etik ve epistemolojik bir problem olduğunu gösterir.

Görücü Usulü Evliliğin Dönemi: Tarihin Sessiz Dönemeçleri

Görücü usulü evlilik, Anadolu’da özellikle Osmanlı’nın son dönemlerinden Cumhuriyet’in ilk yarısına kadar yaygın bir evlilik biçimi olarak karşımıza çıkar. Fakat onun kökeni çok daha eskiye, yani topluluk temelli yaşam biçimlerine uzanır. Bu dönemde birey, kendi iradesinden ziyade ailesinin, kabilesinin veya mahallesinin uzantısı olarak görülürdü. Aşkın değil, toplumsal dengenin belirleyici olduğu bir dönemdi bu.

Bu sistem, yalnızca duygusal değil, ekonomik ve sosyokültürel bir işlev taşırdı. Aileler arası ittifakları pekiştirir, ekonomik güvence sağlar, toplumsal istikrarı sürdürürdü. Fakat bu istikrar, bireyin özgürlüğünün bedeliydi. Görücü usulü, bir anlamda toplumun kendi ontolojik bütünlüğünü koruma refleksiydi: bireyin değil, düzenin sürekliliğini gözetirdi.

Etik Perspektif: Özgürlük mü, Sorumluluk mu?

Etik açıdan görücü usulü evlilik, özgür irade tartışmasının merkezindedir. İrade özgürlüğü olmadan yapılan bir evlilik, ahlaki olarak geçerli midir? Filozof Immanuel Kant’a göre, insan ancak kendi rasyonel seçimiyle yaptığı eylemlerden sorumludur. Bu bakışla, görücü usulü evlilikler bir tür “ahlaki sorumluluk eksikliği” taşır gibi görünür.

Ancak toplumsal bağlamda durum bu kadar basit değildir. Çünkü her dönemin kendi ahlak anlayışı vardır. Görücü usulü evlilikte birey, ailesine ve topluma karşı sorumluluk duygusuyla hareket eder. Bu durumda etik, bireysel özgürlükten çok toplumsal uyum üzerine kuruludur. Yani etik, burada bir “biz” etiğidir — “ben”in değil, “biz”in korunması esastır.

Peki, özgürlüğün bedeli bireysel yalnızlık, sorumluluğun bedeli ise duygusal bastırma mıdır? Bu ikilem, modern insanın da hâlâ cevabını aradığı bir sorudur.

Epistemolojik Perspektif: Bilmek ve Tanımak Arasındaki Fark

Görücü usulü evlilikte kişi, eşini sevmeden önce tanımaz; tanımadan sever. Bu, bilginin doğasına dair bir sorgulamayı da beraberinde getirir. “Sevgi bilgiye mi dayanır, yoksa bilgi sevgiye mi?” sorusu, epistemolojinin en insani biçimlerinden biridir. Görücü usulü evlilikte aşk, bilginin sonucu değil, belki de bilginin öncesidir.

Burada ilginç bir paradoks vardır: Modern bireyler birbirini tanıdıkça uzaklaşabilirken, geleneksel bireyler tanımadan da yakınlaşabiliyorlardı. Bu, bilginin duygusal dünyada her zaman özgürleştirici olmadığını, bazen de sınırlandırıcı olabileceğini gösterir. Bilmek, her zaman anlamak değildir; anlamak da her zaman sevmek anlamına gelmez.

Ontolojik Perspektif: Varlığın Sürekliliği ve Evliliğin Anlamı

Ontolojik olarak görücü usulü evlilik, bireylerin değil, varlığın sürekliliğini temsil eder. Aile, burada bireylerin toplamı değil; bir varlık biçimidir. Evlilik, bu varlığın yeni bir biçime dönüşümüdür. Bireylerin seçimi, bu varlık biçiminin içinden doğar. Yani “kimle evleneceğin” değil, “hangi varlık düzenine ait olacağın” önemlidir.

Modern çağda evlilik, bireysel bir tercih haline gelmiş olsa da, bu tercihin ardında hâlâ aynı ontolojik gerilim gizlidir: Birlikte var olma arzusu. Görücü usulü, bu arzunun kurumsallaşmış halidir; duygusal değil, varoluşsal bir dayanışmadır.

Sonuç: Geçmişin Aynasında Bugünü Görmek

Görücü usulü evlilik, sadece geçmişin bir kalıntısı değil, toplumsal belleğin canlı bir parçasıdır. O dönem, bireyin toplum içindeki konumunu, bilginin doğasını ve ahlakın sınırlarını sorgulamamızı sağlar. Bugün aşkı seçtiğimizi sanırken, belki de biz de başka görünmez “görücülere” — algoritmalara, kültürel beklentilere, sınıfsal kodlara — teslim oluyoruz.

O halde şu soruyu sormak gerekir: Gerçekten özgür müyüz, yoksa yalnızca farklı biçimlerde yönlendiriliyor muyuz?

Ve daha derin bir soru: Sevgi, bilmenin ötesinde bir varoluş biçimi olabilir mi?

Belki de görücü usulü evliliğin dönemini sormak yerine, insanın “kendi benliğini seçme dönemi”nin ne zaman başlayacağını sormalıyız.

8 Yorum

  1. Alpay Alpay

    Görücü Usulü Evlilik – Melek Kaş | Nadir Kitap. Görücü Usulü Evlilik – Melek Kaş – Nadir Kitap Nadir Kitap gorucu-usulu-evlilik-mele… Nadir Kitap gorucu-usulu-evlilik-mele… Görücü Usulü Evlilik – Melek Kaş | Nadir Kitap.

    • admin admin

      Alpay! Değerli dostum, yorumlarınız yazının ana fikrini netleştirdi ve okuyucuya daha güçlü ulaştı.

  2. Yurt Yurt

    Görücü usulü evlilik, birbirleriyle organik ve kişilerarası bir ilişkisi olmayan bir erkek ve bir kadının üçüncü bir tarafça düzenlenmiş bir şekilde bir araya getirilmesiyle oluşan bir evlilik türüdür . Görücü usulü evlilik, birbirleriyle organik ve kişilerarası bir ilişkisi olmayan bir erkek ve bir kadının üçüncü bir tarafça düzenlenmiş bir şekilde bir araya getirilmesiyle oluşan bir evlilik türüdür .

    • admin admin

      Yurt! Değerli dostum, yorumlarınız yazının ana fikrini netleştirdi ve okuyucuya daha güçlü ulaştı.

  3. Kurtuluş Kurtuluş

    Görücü usulü evlilik, Cumhuriyet Türkiye’sine kadar en yaygın evlilik çeşidi olarak süregelmiştir. Alan Duben ve Cem Behar yaptıkları araştırma sonucunda, 1920-1930’lara kadar evliliklerin çoğunun görücü usulü olarak gerçekleştiğini belirtir (Duben & Behar, 2014: 107). Görücülük, görücü usulü evlilik veya ayarlanmış evlilik, gelin ve damadın öncelikle çiftin kendisi dışındaki kişiler tarafından, özellikle ebeveynler gibi aile üyeleri tarafından seçildiği bir evlilik birliği türüdür .

    • admin admin

      Kurtuluş! Sevgili dostum, sunduğunuz katkılar yazının akademik değerini artırdı ve onu daha güvenilir kıldı.

  4. Beyza Beyza

    Türkiye genelinde her 100 evli kişiden 57’si görücü usulü ile evlendiğini söylüyor . Ancak Türkiye’de eski nesile kıyasla yeni nesilin görücü usülü ile evlenme oranı azalırken, kendi kararlarının ön planda olduğu evlilikler artıyor. 28 Tem 2022 Türkiye’de Evlenme Pratikleri – Veri Kaynağı Veri Kaynağı blog turkiyede-evlenm… Veri Kaynağı blog turkiyede-evlenm… Türkiye genelinde her 100 evli kişiden 57’si görücü usulü ile evlendiğini söylüyor .

    • admin admin

      Beyza!

      Katkınız, okuyucuya ulaşmak istediğim mesajı daha net aktarmama yardımcı oldu.

Beyza için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
ilbet giriş